w w w . i n k i s l a . n e t  

A
acer: yeni
ahbın: hayvan gübresi
ağızbağ: çuval için ip
alaca: çit
ala ağız :  geveze
alayı: hepsi
alevçik: küçük evimsi
alkış vermek: biri için dua etmek
amel: ishal
arıstak: tavandaki örümcek ağı pislikleri
asbap: elbise
asifinik: naftalin
avrat: kadın
avsut: kağnı tekerleğinin bir parçası
azık: yol yemeği
B
bannahcah: balkonda kullanılan çıta(parmakcak)
bayahdan: demin
bazlama : ince ekmek
becek: kenar
bek: pek, çok
belleki: örneğin
bezmek: usanmak
bıcaklık: raf
bıldır: geçen sene
bir demlik: temelli, kalıcı
biseal:  bu sefer
bişilik: toprak sıva
C
cerek: uzun çıta
cılbanmak: soyunmak
cıngıl: üzüm cıngılı
cırcır: fermuar
cibik çalmak: alkış
cirik: sümük
culfalık: kilim tezgahı
culuk: hindi
Ç
çağ: banyo
çalgı: ahır süpürgesi
çalkama: ayran
çarkıt: kırık,bozuk
çıkı: bohça
çıngı: kıvılcım
çimmek: yıkanmak
çot: sakat
çöğdürmek: işemek
çömçe: kepçe(yemek)
D
dadanmak: uylamak
dahdiri: oynak kız
dıga: küçük çocuk,evlat
dıvrak: kullanışlı,ufak
dil: anahtar
dinelmek: sorutmak, ayakta durmak
duluk: yanak
döllük: kuzuların konduğu yer
duluk: yanak
düğürcük: bir çeşit çorba
dek/dölek dur:  akıllı
dulda: rüzgar esmeyen yer
durmak
dölek: düzgün
dulda : serin yer
E
ellam: sanırım

emaaçer: adamakıllı
erinmek: üşenmek
essah: gerçek
evmek: acele etmek
evrağaç: ekmeği döndermede (evirmek) kullanılan tahta
eyağa: kaburga
eylenmek: durmak
F
farımak: yıpranmak, eski dinamikliğine sahip olmamak
fer: derman
ferman: derman
fıllanmak: dolanmak,dönmek
firek: eski büyük anahtar
fol: tavuğun altına konan sahte yumurta
G
gabarcık: balon
gağşak: orusbu, oynak kadın
gal: sıvada kullanılan beyaz toprak
gatıhlaş:  bir yemek
gıbal: kabaca görüntü
gerbe: kaşağı
gicişmek: kaşınmak
goşamlamak: avuçlamak
goyurmak: bırakmak
gusgun: semer arka bağı
göğ: mavi
göksemek: özlemek
gumpür: patates
gübür: süprüntü
güdük: evin tavanında kullanılan, paralel dizilen ince kısa ağaç
güz:  sonbahar
gada :  kaza ,bela
H
heye: evet
hahıç: başa kakma
hahmak: itmek
harıs: muhtaç
hezen: tavana dik kolonların da tuttuğu ana ağaç kolon
horanta: ev halkı
I
ığralanmak: sallanmak
İ
ilaançe: leğencik
içlik: gömlek
iskemle: sandalye:
işmar: göz etmek
ipdi: önce
iriskik: et sucuğu
K
kanırmak:
keh: köşe
kele: ya veya hey anlamanda
kerme: ahır tabanındaki yakacak, gübre
kertmek: hafif çizip iz bırakmak
kılavlamak: bilemek
kırklık: makas
kırmızı: domates
kişiflemek: gözetlemek
kokulu yağ: kolonya
kombe: yayla çöreği
kopmak: koşmak
koyurmak: bırakmak
küfle: tandırın hava deliği
kümürtlek: gırtlak
kürtün: semer
L
lo: silindir
M
ma: tavan
mağbeyn: salon
mahat: kanepe
malamat: rezil
mancınık: tahtadan, avlu kapılarının açılmaması için arkasına konulan ağaç.
masat: bileme taşı
maya: dişi
mayıs: hayvan boku
mayışmak: gevşemek
maarim: meğerse
mabeyin: salon,hol
meses: öküz sopası
mıh: çivi (sanırım farsça)
moli: zayıf,halsiz
modul: hayvanlara hız vermek için
  ucunda çivi çakılı sopa
muhaat olmak: korumak,sahip olmak
N
namazla :  seccade
nashat: sabah mahmurluğu
navrah: surat
nizah: kavga dövüş
noorek:  ne yapalım
O
oğulcak: mama önlüğü
okuyuntu: davetiye
omaç: yemek çeşidi
oncaaz:  o kadarcık
Ö
ökbeleşmek: inatlaşmak
ötürük: ishal
P
papah:  şapka
peşkir: havlu
pırtı: kumaş
pinelik: kümes
puhare: baca
pürçüklü: havuç
R
rapata: bezden yapılmış tandıra ekmek yapıştırma aleti
S
sako: kalın palto
savuşmak
seki: oturma icin yerden yüksek yer
seklem: buğday çuvalı
seterekli: sinirli, asabi
sifli: kirli paslı
siyeç: çalılıkla belirlenmiş sınır
sohranmak: homurdanmak
soku: buğday döverek, yarma yapmak için içi oyulmuş taş
sokum: lokma
sorutmak: ayakta durmak
sumsuk: yumruk
süve: pervaz
Ş
şemşamer: çekirdek,ayçiçeği

şelek: sırtta odun yükü
şikir: surat
şörük: salya
T
taman: hani
taptan düşmek: güçsüz,dermansız kalmak
 

tavatır: zorlu
temek: ahır ve samanlıktaki havalandırma bacası
 

temelli: devamlı
tezek: yakacak hayvan gübresi
tohmalamak: cok yiyerek tam bir rahatsızlık hali
tosbağa: kaplumbağa
tummak: suya dalmak
turalanmak: talihin kötü gitmesi
U
usuhmak: sakinleşmek
uşak: çocuk, çocuklar
uylamak: ısrar etmek
Ü
üryan: çıplak
V
vayra: balyoz
verep: meyil
Y
yağlık: mendil
yal: hayvan maması
yapma: tezek
yazı:  arazi, kır
yekinmek
yeğni: hafif
yeldirmek
yitik: kayıp eşya
yitmek: kaybolmak
yoşungu: eski,yıpranmış
yörek: beşik örtüsü
yumuş: iş, görev
Z
zağlanmak:  genellikle hayvanlarda, şişmanlamak.
zağlı:  şişman,besili
zelze:  kapının kilitlenen kısmındaki metal, delikli
zıvana: kağnı aksında bir parça
zobu: kısa boylu şişman kişi
zorlu: sıkı, çok iyi

w w w . i n k i s l a . n e t